30 Ağustos 2013 - 19:30
Türkiye İslamcılarında Amerikancılığın bu derecesi

Allah’ın adıyla Hak ile batıl arasında tüm zamanlarda mücadele var olmuş ve var olacaktır. Hak ile batıl arasındaki mücadelede haktan yana tavrını ortaya koymaya çalışan herkes öncelikle ve özellikle hak cephesini tanıma durumundadırlar. Cepheleri doğru tanımayanların, hak bir duruş içerisinde olmaları mümkün değildir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Hak ile batıl mücadelesi müşahhas bir mücadeledir. Hakkın temsilcileri de batılın temsilcileri de gerçekte vardır. Bu mücadeleyi kavramlar arası bir mücadele olarak anlamak doğru olamaz. Mücadele yapısı gereği pratik bir karaktere sahiptir.

Hak mücadelenin de batıl mücadelenin de liderliği vardır. Kuran, hak- batıl mücadelesini müşahhas liderlikler üzerinden anlatmaktadır. Musa (as.)  ve Firavun, İbrahim (a.s. ) ve Nemrut vs. üzerinden anlatır. Kuranın hak ile batıl mücadelesini ele aldığı şekliyle Türkiye İslamcılarının ele alması mümkün olmamaktadır. Onlar ancak hak ve batıl kavramlarını heceleme yapmakla meşgul olurken, pratikte müşahhas olan batılın yanında yer almakta mahzur görmezler.

Bu toplumdaki İslamcıların duruşu İslamla ve akılla asla izah edilemez.  Yanlışlıklarının temelinde dini anlama biçimleri yatmaktadır. Yalnızca bugünü yanlış okumuyorlar aynı zamanda geçmişi de yanlış okudular. Mesela bu topluluklar hak ile batıl arasındaki mücadeleyi Resulü Ekrem’le sona erdiriyorlar. Resulü Ekrem’den sonrada hakkın ve batılın temsilcilerini bulamıyorlar. Örneğin İmam Ali (a.s)  ile Muaviye arasındaki savaşı hak ile batıl savaşı göremiyorlar. İş bu noktaya geldiğinde bunlar için ne Kuran ne akıl bir ölçü sunamıyor. Burada hak ile batılı ayırt edemiyorlar. Dini ve akli ölçülerden uzaklaşan ve ölçüsüzleşen kimseler oluyorlar. Bu toplulukların en önemli özelliklerinden biri; ilke ve ölçülere sahip olamamaktır.

Türkiye’de, ABD ve siyasal iktidara kendilerini uyumlu hale getiren Amerikancı İslamcılar, Suriye’ye ABD saldırısı karşısında heyecana kapıldılar. Amerikancı İslamcılar olası saldırıyı geç bulsalar da, dualar ederek saldırıya davetiye çıkarıyorlar. ABD ve uşakları, eğer Suriye’ye saldırmazsa bu İslamcı çevreler kahrolacaklar. Suriye’de kurtuluşu büyük şeytanın müdahalesinde bekler durumdalar.

Büyük şeytanla baştan beri Suriye konusunda aynı cephede olanlar küçük şeytanlara dönüştüler. Artık bu saatten sonra, bu çevreler için İslami iddialar bitmiştir. Kur'an'dan, peygamberden, İslam'dan ve insanlıktan bahsetmelerinin hiçbir inanılır ve güvenilir yanı kalmamıştır. Bu çevreler büyük şeytanla birlikteliklerini açıklamalarıyla ortaya koydukları hiçbir dini kavram ve yaklaşım ağızlarına yakışmamaktadır. Tüm yorumları bataklıkta debelenmeden başka bir anlam ifade edememektedir.

Süreç içerisinde İslam'dan ve insanlıktan uzaklaşmak ve başka cephelere savrulmak işte böyle olmaktadır. Sizler büyük şeytanla ve uşaklarıyla uçup konarsanız o da sizleri İslam'ın ve insanlığın dışına götürür ve farkına bile varamazsınız. Bu durumdaki kimselerin çoğunun uyanışı maalesef ölümlerinden sonra olur. Resulü Ekrem’in(sa) huzuruna vardıklarında nasıl oldu da büyük şeytanla aynı safta oldunuz dendiğinde uyanacaklar. Büyük şeytanla olmak öyle büyük günahtır ki bu dünyada bu günaha tevbe etmek çok az kimseye nasip olabilir.

İnsan bu Amerikancı İslamcıları okuyup dinledikçe hayret ediyor. Amerika bu bölgede kaybedecek olsa, bu İslamcılar kahırlarından ölecekler. İnsanlar bazı yanlışları yapabilir ama bu kadar olmazdı diye düşünüyor. Görünen o ki bu İslamcılar, Amerikancı kimliğiyle ölüp o kimlikle mahşere gidecekler.  Amerika ve uşaklarından medet umanlara binlerce kez yazıklar olsun. Yapabileceğiniz kötülüklerin son sınırına geldiniz. Bundan daha sonrası yoktur.

Şunu da söyleyelim ki bu çevreler hiçbir zaman hak üzere olmadı. Bunların cephesi olmadığından hâkim güçlerin oyuncağı oluyorlar. Bunların anlayışında günümüz dünyasında batılın temsilcisi olmadığı gibi aynı zamanda batılda müşahhas değildir. Hak cephesi diye ne müşahhas cepheleri ne de müşahhas hak cephesinin komutanı vardır. Dünya istikbarı bu tip İslamcılara her zaman muhtaçtır. Çünkü bu tür İslami anlayışlar, ümmete zarar vermenin ötesinde bir anlama sahip olamamaktadır.

Ey Amerikancı İslamcılar,  ABD ile baş başa kalın. Böylece çehreniz daha bir netleşsin ki İslam adına insanları kandıramayasınız. Ama herkes de şunu bilsin ki hak da müşahhastır, batıl da müşahhastır.  Batılın temsilcisi büyük şeytan Amerika olduğu gibi hakkın temsilcisi de İslam İnkılâbıdır. Bunun böyle olduğunu Amerika çok iyi bilmektedir. İslam İnkılâbı cepheden Amerika ve uşaklarına meydan okumaktadır. Kazanacak olanlar iman edenledir. İman edenler her halükarda kazanacaklardır. Çünkü hak yoldadırlar ve onlar için yenilgi yoktur. İslam inkılâbı tüm dünya küfrüne meydan okumaktadır. Gerçek iman edenlerden başkası bu tavrı ne ortaya koyabilir ne de bu tavrı doğru bir şekilde anlayabilir.

HÜSEYİN TAŞ